ZEYTİNYAĞININ BEYİN KANSERLERİNİ ÖNLEMEDEKİ ROLÜ

Beslenme - kanser ilişkisine dair araştırmaları okuduğumuzda onkoloji danışmanımız Prof. Dr. Mustafa Benekli’nin görüşünü alarak paylaşıyoruz. Bu çalışma haberi için de öyle yaptık, önce Mustafa hocanın görüşünü sonra da çeviriyi okuyabilirsiniz.

Bu çalışmada oleik asitin beyin tümörlerinde miR-7 üretimini artırarak kanser onkogeni EGFR üzerinde etkili olabileceği laboratuvar ortamında ortaya konmuştur. Bu çalışmanın sonuçlarını destekleyen, zeytinyağı ile kanser riskini inceleyen çok sayıda çalışma yapılmıştır. Zeytinyağının özellikle meme, kolon ve prostat kanseri riskini belirgin düşürdüğü gösterilmiştir. Akdeniz diyeti ile beslenen kişilerde bu kanserlerin gelişme olasılığının %50 ve üzerinde azaldığı birbirini destekleyen çalışmalarla ortaya konmuştur. Ayrıca meme kanserli hastaların naturel sızma zeytinyağı ile beslenmeleri durumunda kanser nüksünün azaltılabileceği bildirilmiştir.

Burada zeytinyağının kalitesi önemlidir, çalışmalarda naturel sızma (extra virgin) zeytinyağı ile etkinin en belirgin olduğu ortaya konmuştur.

Zeytinyağının kanser önleyici etkisinin içeriğindeki oleik asitten kaynaklanabileceği öne sürülmektedir. Ayrıca zeytinyağı içeriğinde bulunan polifenollerin çok büyük etkisi vardır. Zeytinyağının hücre zarı yapısı üzerindeki etkileri, hücre içi sinyal iletim yolakları üzerindeki etkileri ve gen ifadesinin düzenlenmesi üzerine etkilerinin kanser önleyici rolü olması muhtemeldir.

Prof. Dr. Mustafa Benekli / Tıbbi Onkoloji uzmanı
Sağlıklı Yaşıyoruz® Onkoloji Danışmanı

ZEYTİNYAĞINDA BULUNAN BİLEŞENLER ANTİ KANSER MOLEKÜLÜ miR-7’Yİ STİMÜLE EDEREK BEYİN KANSERİNİ ENGELLEYEBİLİR

Zeytinyağının birincil bileşeni olan oleik asit üzerine yapılmış bu çalışmada, hücrelerde kansere sebep olan genlerde, oleik asitin kansere nasıl engel olduğu gösterilmiştir.

Bilimsel kanıtlar, Akdeniz Diyetinde geleneksel olarak bulunan zeytinyağının, faydalı etkilerini ortaya koymaktadır. Bu diyetin sağlık için faydaları, kanser ve kardiyovasküler hastalıkların da içinde bulunduğu birçok hastalığa karşı koruma sağlar.

Zeytinyağında bulunan önemli bileşenlerden biri, omega-9 tekli doymamış yağ olan oleik asittir.

Bu çalışmada, oleik asitin beyin kanserinin oluşumunu engelleyen moleküllerin yapımını tetikleyip tetiklemediğini inceledik. Glioblastoma, çok yaygın ve habis beyin kanserlerinden biridir.

Glioblastomalı hastaların, çok geniş kapsamlı tedavilerle birlikte bile, yaşam süreleri sadece 15 ay civarındadır.
Bilim insanları, yıllardır küçük RNA’ların gen ifadesinin düzenlenmesi üzerindeki rolünü araştırmaktadırlar. Yüzlerce küçük RNA molekülü vardır ve bunlardan biri de miR-7’dir. Bu molekülün kanser baskılayıcı özellikleri olduğu gösterilmiştir. Aynı zamanda onkogenleri hedeflerler. Onkogenler, bazı durumlarda, hücreyi kanser hücresine dönüştüren genlerdir. Mir-7’nin, kanserin gelişmesinden sorumlu bir onkogen olan EGFR’yi hedef aldığı gösterilmiştir.

Bilim insanları, glioblastomalı hastalarda miR-7’nin düşük seviyelerde olmasının hayatta kalma şansını da düşürdüğünü gözlemlediler. Ekibimiz, daha önce de bazı proteinlerin ( HuR ve MSI2) miR-7’nin yapımını engellediğini bulmuştu. Bu da glioblastomalı hastalarda daha yüksek ölüm oranlarına sebep olmaktadır.

HuR ve MSI2 proteinlerini engelleyip, miR-7’nin üretimini artırmayı başarırsak, bu belki glioblastomalı hastaların hayatta kalma şansını artırabilir. Yaptığımız çalışmada, oleik asitin, HuR ve MSI2’nin bağlanmasını engelleyerek, kanser baskılayıcı miR-7’nin üretimini artırdığını gördük. Hücre kültürleri ve hücre ekstreleri üzerinde yaptığımız laboratuvar çalışmalarında, oleik asitin miR-7 üretimi üzerinde direkt olarak etkisi olduğunu göstermeye çalıştık.

Çalışmamız ilk defa göstermiştir ki, zeytinyağında bulunan bileşenler, RNA işlenmesi olaylarını modüle eder ve bu sayede belki kanseri engeller.

Oleik asit, tekli doymamış bir Omega-9 yağ asitidir. Olumsuz etkileri olan HuR ve MSI2 proteinlerinin bağlanmasını engelleyerek, miR-7’nin üretimini artırır. Çalışmamızda, oleik asidin RNA protein komplekslerini yeniden şekillendirerek, miR-7’nin yapımını regüle edebildiğini göstermiş bulunmaktayız.

Şimdi hedefimiz, insan glioblastoma hücre modellerinde, oleik asidin miR-7’nin yapımında nasıl etkili olduğunu bulmak. Başka ilginç bir yol da, fareler üzerinde yapılacak deneylerde, zeytinyağı tüketiminin, beyinde miR-7 üretiminin artmasına sebep olup olmadığını değerlendirmek olacak.
Sonuç olarak, yaptığımız çalışmaların sonucunda kanserlilerde azalmış miR-7' yi arttırmaya yönelik bir tedavi planlanabilecek olması konusunda çok heyecanlıyız.