Şuanda gündemin en çok izlenen dizileri arasında olan “La casa de papel” oldukça yoğun bir ilgiye maruz kaldı.
Nedendir bilinmez Türkiye’de yoğun bir grup tüm herkesin bu diziyi izlediğini ve birbirlerine önerdiklerini görüp diziyi izleme kararı aldım. Dizinin 1.Sezon ve 2.Sezon olmak üzere tüm bölümlerini izledikten sonra, içerisindeki sahnelerin insan ahlak yapısına uygun olmadığı gibi, profesyönel hırsız nasıl olunur konusunda hırsız arkadaşların izlemesini sağlayıp, tüm dünyada hırsızlığı gözler önüne serecek olan bir dizidir.

Kısaca belirtmek gerekirse, Hırsızlık yapmak istiyorsanız öncelikle bu dizi izlemesiniz. Genelde sosyal medya sitelerinde kendisini birşey sanmış, güzelliklerinin sırrını bacaklarında gizleyenlerin anlık hikayelerinde paylaştığı, böyle kendisinin bende bu diziyi izliyorum, diyip bir birlerine hava attıkları bir dizi olup, tarafımdan olumsuz not almıştır.

Örnek olarak önerebileceğim bir dizinin olmayışı konusuda acımasız olacak, ancak bildiğinizi sandığım yönetmenlerin hit çekebilmek ve izlenimi arttırmak için kullandıkları oyunculara diyecek kelime bulamıyorum. Adamlar yapmış dizi tv den kaldırılmış sonra internet de iyi bir reklamla tüm dünyanın izlenmesini sağlamaktan başka birşey değil. Bu diziyi izleyecek arkadaşlar sesleniyorum, vaktinizi boşa harcamayın. Buyrun şimdi internet de hakkında yapılan yorumlar ve dizi hakkında bilgilendirmeleri aşağıdan okuyun. Bu aşağıdakileri ben yazmadım anlayın ne kadar yalan olduklarını.
Son Dönemlerde Ortalığı Kasıp Kavuran Kusursuz Bir Soygun Dizisi: La Casa De Papel

Profesör lakaplı gizemli bir adam tarihin en büyük soygununu yapma hayaliyle işe koyuluyor. İspanya Kraliyet Darphanesi'ni soyacaklardır. Planın kimin fikri olduğunu ilerleyen bölümlerde göreceksiniz zaten. Olabildiğince az spoiler vererek bitireceğim bu içeriği o yüzden o kısmı yazmıyorum.


Profesör, kendi alanlarında isim yapmış adamlardan oluşan bir ekip toparlar.


Beş ay boyunca bir eve kapanarak, her ihtimali hesaba katarak, ek planlar yaparak bu kusursuz soygunu planlayarak geçiriyorlar.


geçiriyorlar.


5 ayın sonunda plan devreye sokuluyor ve soygun başlıyor ama elbet unuttukları ve hesaba katmadıkları şeyler oluyor. Bu kadar konu anlatımı yeter. Biraz da harika oyunculuklarla taçlandırılan karakterlerden bahsedelim.


Berlin. Soygunun içerdeki beyni. Liderlik özelliği her bir hücresine işlemiş. Değişik bir abimiz. Yaşanmışlıkları ve tecrübesi çok. Zaman zaman yaptıklarıyla bizi şaşırtsa da efsane final sahnesi ve bu sahnedeki sözleriyle akıllara kazınıyor.


Tokyo. Asi bir prenses. Hayatında 15 soyguna katılmış azılı bir hırsız. Aynı zamanda da bir kalp hırsızı. Çoğu zaman uyuz olduğumuz bir karakter ama ne yapalım onu da böyle kabul ettik. Ayrıca dizinin hikayesini hep onun ağzından dinliyoruz.


Moskova. Her şeyden önce bir baba. Oğlu için yaptıklarının ve yapacaklarının sınırı yok. Herkesin bir kusuru vardır derler ya dizide Moskova'nın tek bir kusuru yok. Tam bir kral.


Denver. Moskova'nın oğlu. Hafif saf bir kardeşimiz ama samimiyetiyle kendini çok sevdiriyor. Karaktere can veren Jaime Lorente mükemmel bir oyunculuk sergiliyor.


Rio. Genç, asi, yakışıklı... 6 yaşından beri kod yazan bir bilgisayar dehası. Gençliğin verdiği toylukla yaptığı hatalar oluyor ama onları da dizinin hatrına gözardı ediyoruz.


Nairobi. Dengesiz ama eğlenceli, kendimize en yakın gördüğümüz karakterlerden biri. Zorlu geçen çocukluğunun izlerini taşıyor.


Helsinki ve Oslo. Sırp kuzenler kafadan biraz noksan da olsalar görev adamı tanımana tam uyuyorlar. Özellikle Helsinki. Bir de Oslo kardeşimiz konuşabiliyor mu acaba? Öğrenemeden dizi bitti.


Profesör. Tek bir kelimeyle anlatacak olursak: hayalet. Daha fazla söze gerek yok izleyince anlayacaksınız zaten.


E tabi soygun olunca polisler, özel timler, bakanlar falan herkes devrede oluyor. Sonuçta İspanya Kraliyet Darphanesi soyuluyor yani. Onların çatışmaları, fikir ayrılıkları da diziye damga vuran noktalardan.


Velhasılıkelam sürükleyici, akıl oyunlarıyla dolu, sürekli bir sonraki hamleyi düşündüren, duygudan duyguya sürükleyen acayip bir dizi La Casa De Papel. Son dönemlerde çıkan diziler arasında en iyilerden biri hatta tarihteki en iyi dizilerden biri. Zaten kulaktan kulağa ''çok iyi diziymiş'' şeklinde yayıldığı için ya duymuşsunuzdur ya görmüşsünüzdür diye düşünüyoruz.


i.pinimg.comBu güzel diziyi düşünen, yaratan, hayata geçiren kim varsa sonsuz teşekkürler. Bella Ciao!